x

Seren Fosforoğlu Dr. Hakan Özörnek ile Tüp Bebek Tedavisi hakkında konuştu

Dr Hakan Özörnek, 1990 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden mezun olmuş.Mecburi hizmetini Yozgat'ta tamamladıktan sonra sekiz ay Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Anatomi Anabilim Dalı'nda asistan olarak çalışmış. 1993-1999 tarihleri arasında Düsseldorf Heinrich Heine Üniversitesi Kadın Hastalıkları Kliniği'nde uzmanlık eğitimi sırasında tüp bebek uzmanlığını seçmesi konusunda hocası Dr Turgay Atasü etkili olmuş. Aynı süre dahilinde bölümün tüp bebek ekibinde yer alıp onsekiz ay süre ile tüp bebek laboratuvarı sorumluluğu yaptıktan sonra Türkiye'ye dönüp çalışmaya başlıyor.

Chicago'da Andrology Laboratory Services'de androloji üzerine, Basel Üniversitesi Kadın Kliniği'nde reprodüktif endokrinoloji ve yardımcı üreme teknikleri üzerine, Boston IVF'de tüp bebek merkezi kalite sistemleri üzerine, Shady Grove Tüp Bebek Merkezinde işletme yönetimi üzerine çalışmalarda bulunmuş.

Tüm bu eğitimlerinin ve konusunda başarılı bir doktor olmasının yanında Hakan Bey hastaları ve tüp bebek merkezindeki çalışanları tarafından çok sevilen bir insan. Yenilikleri takip ediyor ve çok çalışıyor. Kendisiyle Amerika'da katıldığı bir tüp bebek kongresi sonrası randevulaştık. Sizin için tüp bebek konusunda merak edilen herşeyi sordum diye düşünüyorum.

Halk arasında tıp o kadar ilerledi ki isteyen herkesin çocuğu olabilir gibi bir kanı var bu doğru mu?

Hayır. Eskiye oranla başarı çok arttı ancak hiçbirşekilde çocuk sahibi olamayacak üç grup var.Birincisi hiç spermi olmayan erkekler(dokudan sperm hücresi elde edilemeyen) ikincisi yumurtası olmayan menapoza giren kadınlar,üç rahimi olmayan ya da rahimi normal boyutlarda ve işlevinde olmayan kadınlarda bu tedaviyi yapamıyoruz.Bu üç hasta grubunun dışındaki kalan hasta grubunda sürekli bu tedaviye devam ederlerse günün birinde çocuk sahibi olması mümkündür.

Tıp ilerliyor, mesela kök hücre denen birşey var. Günün birinde bu hastalara da belki yardımcı olabileceksiniz.

Doğru ancak şu anda bu hastalara nasıl çözüm buluyorsunuz derseniz,Türkiye'de yasak olan sperm ya da yumurta nakli ile bu hastaların çocuk sahibi olma imkanı var. Taşıyıcı anne ile rahiminde sorun olan hastaların çocuk sahibi olma şansı var. Ancak bunlar yurt dışında serbest Türkiye'de yasak. Kök hücre ile sperm elde etmek için bir 4-5 sene daha var. Bu konuda çalışmalar sürüyor. Dünyada bir ilk olarak birkaç hafta önce isviçrede rahim nakli yapıldı ve doğumla sonuçlanıp başarılı sonuç alındı. Bizim gibi taşıyıcı anne izni olmayan ülkeler için bir çözüm olabilir. Tabii başarılı sonuçlanmış daha ilk ve tek örnek.Klinik yöntem olarak henüz deneme aşamasında bir örnek ama umut verici.

Bir çiftin ne zaman tüp bebek yapmaya karar verip doktora başvurması gerekir?

İki aşamalı cevaplıyayım bu soruyu. Birincisi çocuk yapmaya karar vermiş bir çift 1 sene kadar kendileri uğraşmaları lazım. Bu 1 sene içinde gebelik oluşmuyorsa doktora gidip bunu araştırmaları gerekir. Kadının yaşı burada çok önemli çünkü kadın yumurtaları ile doğar belli sayıda yumurtayla ve o yumurtaları harcar harcar sonunda menapoza girer. Kadın kaç yaşındaysa yumurtasıda o yaştadır. Zamanla yaşla birlikte bu yumurtalar da yaşlanır ve gebelik şansı düşer. Yani kadın 35 yaşında bu 1 seneyi ise 6 ay'a düşürüyoruz. Eğer anne adayı 40 ise hemen bir doktora görünmelerini tavsiye ediyoruz.Bir çiftin doğal hamilelik şansını öğrenmemiz için 3 tane test var.Üreme check-up'ı diyoruz buna.Biri spermin kalitesini ve durumunu ölçen bir test diğeri kadının yumurta rezervini ölçen bir test bir diğeri de rahimin işlevini yapıp yapmayacağını görebileceğimiz bir ulturason muaynesi.Çocuk isteyen çiftlerin bunu mutlaka yaptırmasını tavsiye ediyoruz.Bu dünyada evlenirken hatta evlenmeden ortaya çıkan bir trend artık.Bu check-up yapıldıktan sonra doğal yolla ya da tüp bebek yöntemi ile bebek yapıp yapmama kararı verilebilir.25 yaşında bile erken menepoza giren hastalar var.AMH hormonuna bakarak kadının erken menapoz riski olup olmadığını anlayabiliyoruz.Bundan kişi nasıl şüphelenmeli?Adet düzenine bakmalı.Süreleri aralıkları uzuyorsa mutlaka bir doktora görünmeli.

Kaç günlük bir periodda gerceklesiyor bu tüp bebek tedavisi?

İlaç teknolojisindeki gelişmeler bizim tedaviyi daha hasta dostu yapmamıza neden oluyor.Tedavi gün sayısı azaldı.15 gün içinde tedavi sürüyor.ilaçlar süratle etki ediyor artık.Eskiden kalçadan yapılan iğneler şeklindeydi şimdi İğneler artık insülin iğneleri gibi çok ince çok can acıtmıyor ve kişi bir sağlık kurumuna gitmeden kendi yapabiliyor.Hastaneye daha az gelip gidiyor hasta.Günlük hayatını çok fazla bozmamak üzere planlanabiliyor.Yumurta toplama işlemi anestezi altında yapılan 15-20 dakika süren kolay bir işlem ardından aynı gün eşten sperm alınıp mikroenjeksiyon yapılıyor yumurtalara.3 gün dışarıda gelişmelerini kontrol ediyoruz.Embriyoskop denen bir cihaz var.Bu cihazla 24 saat embriyonun gelişimini takip edebiliyoruz.Hangi embriyonun transfer edileceğini bu cihaz sayesinde daha doğru tespit edebiliyoruz.Daha sonra transfer işlemi var.En zoru bundan sonrası 12 günlük bir bekleme süresi var gebe kalınıp kalınmadığının öğrenmek için.Hastalar için en zor kısmı bu.

Stresin tedavinin sonucunu olumsuz etkilediği söyleniyor.Bu tedaviye başlayan çiftler psikolojik destek almalı mı?ya da çevrelerinin bu konuda desteği ne olmalı?

Yapılan genel testlerde tüp bebek tedavisi hastalarının açık kalp ameliyatı olan hastalarla aynı düzeyde stres yaşadıkları ortaya konmuş.Bana sorarsanız her tüp bebek hastanesinde bir psikolog çalışması gerekiyor.Her hastanın ihtiyacı olmayabilir ama ihtiyacı olan hastaların psikologla temas halinde olması gerekiyor.Bu tedavi zorlu bir süreç.Düşünün bir kere herkesin evinde bedava ve kolay yaptığı bir şey için siz emek ve para harcıyorsunuz.İnsanın bunu kabul etmesi zor oluyor.Aynı kanser hastaları gibi 'neden ben?' diyor hastalar.Tedavi her nekadar son yıllarda gelişmiş olsa da yüzde yüz olumlu sonuç vereceğinin garantisi yoktur.Eve eliniz boş dönebilirsiniz.Bu tedavi için ciddi bir para harcanmaktadır.Türkiye'de bir de tabii mahalle faktörü vardır.Her kafadan bir ses çıkar.Adama kahvede sorarlar bebek yapmıyor musunuz?diye.Herkes karışır baskı yapar.Dolayısı ile tüm bu nedenler kişide aşırı stres yapar.Bu stres tedavi sonucunu etkiler.Bizim yapmamız gereken bu tedavi sırasında hastayı keyifli tutmaktır.Eşler ve aileler bu konuda destek vermeliler.Tedavinin tüm yükü kadının üstünde oluyor çünkü.Hormonal dalgalanmaları anlamaları gerekir.Bu işlem sırasında destek olmayı bıraktım en azından köstek olmamaları gerekiyor.Ailelere tavsiyem bu tedavi sürecinde gebelik testine kadar kadının desteklenmesi gerektiği yardımcı olmaları gerektiği.

Ülkemizde tüp bebek yaptırmak ayıp karşılanıyor saklanıyor yaptıranlar tarafından bile.Tüp bebekle çocuk sahibi olsalar dahi normal yollarla sahip olunmuş gibi anlatıyor çiftler.Halbuki evlat evlattır.Hatta bana kalırsa bir keyif anında tesadüfen gebe kalmaktan daha önemli bu tedavi ile bebek sahibi olmaya çalışmak.Bilinçli bir hareket.Anne babanın bu çocuğu nekadar çok istediğini gösteriyor.Ben böyle düşünüyorum.Kadın bir çok şeyi göze alıyor anne olmak için.Hormon yükleniyor vücuduna.Normal bir adet periodunda bile kadındaki hormonal değişiklikler psikolojiyi etkiliyor.Bu tedavi de hormonlar top yapıyor.Bu yüzden bana kalırsa ailenin ve arkadaş çevresinin konuşurken kelimelerini bile dikkatli seçmesi gerekiyor.Yaşayan biri olarak bunu söylüyorum. Peki bu tedavinin yan etkileri var mı? Erken menapoz ya da kanser gibi?

Bu endişeler yapılan tedavilerle hep gündeme geliyor.1978'den beri dünyada tüp bebek yapılıyor.Milyonlarca insana uygulanmış bir tedavi.Dünyada yaşayan 5milyondan fazla tüp bebek var.Bu tedaviyi gören kadınlarda yapılan çalışmalarda normal bir kadına göre menapoz ve kanser açısından hiçbir fark olmadığı gözlenmiştir.Yapılan tedavi bir erken menapoza sebebiyet vermez.Zaten her ay doğal olarak ölecek olan yumurtayı kullanıyoruz.Ekstra bir harcanan yumurta olmuyor.Kansere gelince aksine tedavi gören kadınlar sık sık doktora gidildiği için bu tedavinin erken teşhis açısından daha avantajlı olduğu görülüyor.Bugüne kadar tüp bebek tedavisinin meme ve yumurtalık ve rahim kanserini arttırdığına dair hiçbir bilimsel veri yok elimizde.

Tüp bebek merkezini neye göre seçmek gerekli? Başarısına nasıl karar vermeliyiz?

Bir tüp bebek merkezinin başarısı gebelik oranıdır.Ancak bizim gerçek gebelik oranını öğrenme şansımız yok.Amerikada bir resmi kuruluş var.Bu kuruluş bunu denetliyor ve bildiriyor.Ancak ülkemizde bu kişinin iki dudağının arasında.Ne derseniz ona inanılır.Bunu denetleyen belirleyen bir kurum yok.Bana kalırsa ekibin tecrübesi önemlidir.Ne kadar çok tüp bebek yaptıysa ekip okadar iyidir.Teknolojiyi yenilikleri takip eden bir ekip olması önemlidir.Normal hayatınızı az yıpratan yöntemleri seçen merkezler önemlidir.Bir de tabii doktorla olan iletişiminiz önemlidir.Tıp branşlarında iki branşın doktoruna güvenmeniz gerekir.Biri psikoloğunuz diğeri kadın doğumcunuz.Diğerlerinde doktoru sevmesenizde ameliyatın iyi geçmesi işini iyi yapması yeter.Ama tüp bebekte doktorla aynı frekansta olduğunuz sürece tüp bebek daha başarılı olur.Hasta doktor elinden geleni yaptı diyebilmelidir.Çocuk olduğunda hayatınız boyunca unutmayacağınız bir insan olur çünkü.

Röportaj : Seren Fosforoğlu

  • randevu alın
  • soru sorun

Dr. Hakan Özörnek'in kaleme aldığı "Bebek İstiyorum" kitabını ücretsiz olarak indirmek için kayıt olabilirsiniz.

Instagram

#bebekistiyorum

X