x
tüp bebek



Akraba Evliliklerinde Genetik Yaklaşım

Dünyanın pek çok bölgesinde, kültürel, sosyal ya da ekonomik sebepler ile akraba evliliği yaygın olarak görülmektedir. Akraba evliliklerinden doğan bebeklerde anomali görülme sıklığı, normal topluma göre artış göstermektedir. Bu nedenle akraba evliliklerinin sadece kültürel yönleriyle değil, aynı zamanda sağlık ve genetik açılardan da değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu evliliklerde, her iki ebeveynin atalarından aynı hastalıklı genleri taşıma ihtimali daha yüksek olduğu için, bazı kalıtsal hastalıkların çocukta ortaya çıkma riski artar.

Yeni doğanların ortalama %4-7’sinde, bedensel veya zihinsel bir sakatlık bulunmaktadır. Bu çocukların %20 kadarının sakatlığı kalıtsaldır, yani anne ve babadan kalıtım yoluyla geçmektedir. Yine bu sakatlıkların yarısından fazlasında akraba evliliği vardır.

2016 Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye’de akraba evliliği oranı %23,2 olarak vermektedir. Türkiye’de bölgelere göre %40’ a kadar çıkabilen bu oran, dünya ortalamasının üzerindedir.  Dünyada genel oran yaklaşık %8`dir. Ancak modern tıp ve genetik biliminin gelişmesiyle birlikte, akraba evliliklerinin bazı genetik riskler taşıdığı bilimsel olarak ortaya konmuştur. Özellikle birinci dereceden kuzenler arasında yapılan evliliklerde, genetik hastalıkların çocuklara geçme riski önemli ölçüde artmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO World Health Organization) verilerine göre genel toplumda doğan her 100 çocuktan 3’ünde herhangi bir nedene bağlı olarak doğumsal bir anomali saptanmaktadır. Akraba evlilikleri yapan çiftlerde bu risk yaklaşık iki kat oranında artmaktadır.

Akraba evliliği yapmış olan çiftler her zaman anomalili çocuk sahibi olur mu?

Akraba evliliği yapmış bir çift ortak atalarından gelen bozuk bir genetik özelliği taşısalar bile bu tür bir hastalığı oluşturma olasılığı yine de %25’dir. Birinci kuzen evlilikleri sonucu gelişen gebeliklerde yaklaşık olarak %3-5 arasında anomalili çocuk doğurma riski vardır.

Akraba Evliliklerinde Yapılan Genetik Testler

  • Yaygın Olarak Taranan Hastalıklar: Talasemi (Akdeniz Anemisi), Spinal Musküler Atrofi (SMA), Kistik Fibrozis, Fenilketonüri (PKU), Duchenne Musküler Distrofi (DMD), Konjenital adrenal hiperplazi, bazı metabolik hastalıklar
  • Moleküler Genetik Testler: Eğer ailede bilinen bir genetik hastalık varsa, o hastalıkla ilişkili spesifik genler moleküler düzeyde incelenebilir.
  • Kromozom analizi (Karyotip Testi)
  • Geniş Panel Genetik Tarama: Yeni nesil dizileme (NGS) ile yapılan testlerdir. Yüzlerce hatta binlerce kalıtsal hastalığı tarayan paneller sayesinde daha kapsamlı analiz yapılabilir.
  • Prenatal (Gebelikte) Testler: Eğer gebelik başladıysa ve çiftin taşıyıcılığı varsa:
    • Amniyosentez (16. Haftadan sonra) 
    • Koryon Villus Biyopsisi (CVS) (11-13. haftalarda)         
    • Non-invaziv Prenatal Test (NIPT): Annenin kanından bebeğin DNA’sı incelenebilir

Tüm Ekzom Analizi (WES Testi) Nedir?

Akraba evliliklerinde tüm ekzom analizi (WES), genetik hastalık riski açısından önemli bir tarama ve tanı aracı olarak öne çıkar. Çünkü akraba evliliklerinde, çiftlerin ortak genetik mirasa sahip olma ihtimali yüksektir, bu da otozomal resesif (çekinik) hastalıkların çocuklarda ortaya çıkma riskini artırır. Tüm Ekzom Dizileme (WES-Whole Exome Sequencing), kişilerin DNA’sındaki ekzom adı verilen, protein kodlayan bölgelerin büyük bir kısmını inceleyen genetik test yöntemidir. Genomda yer alan yaklaşık 23.000 genin sebep olduğu yaklaşık 7.000 genetik hastalığı inceleyerek tespit edebilir. Spesifik olmayan genetik hastalıkların tespitinde WES Testi uygulanabilecek en iyi yöntemdir.

Akraba Evliliklerinde WES Neden Önemlidir?

Ebeveynlerin her ikisi de aynı hastalık geninin taşıyıcısı olabilir. Bu durumda çocuklarında %25 oranında hastalık ortaya çıkabilir. Bu hastalıkların çoğu nadirdir ve önceden ailede görülmemiş olabilir. WES, bu nadir ve beklenmeyen genetik hastalıkları tespit edebilir.

WES Testi Kimlere Uygulanır?

Bu test isteyen her çifte uygulanabilir fakat öncelikle aşağıdaki çiftlere uygulanması önerilir;

  • Daha önce genetik bir hastalığının olduğu tespit edilen gebelik geçirmiş veya genetik hastalığı bulunan çocuk sahibi olmuş çiftler
  • Akraba evliliği olan çiftler
  • Ailesinde genetik hastalık taşıdığı bilinen çiftler
  • Gebelik kayıpları veya anomali gözlenen ölü doğumlar
  • Tanısal Amaçla (hastalık varsa):
    Çocukta gelişimsel gerilik, nörolojik belirtiler, kas hastalıkları, metabolik bozukluklar gibi açıklanamayan tablolar varsa WES ile neden bulunabilir
  • Taşıyıcılık Taraması Amaçlı (evlenmeden ya da gebelik öncesi):
    Eşlerin ikisinin de aynı genetik hastalığın taşıyıcısı olup olmadığı belirlenebilir
  • Aile içi analiz (Trio analizi):
    Anne, baba ve çocuğa birlikte yapılırsa, hastalıkla ilişkili varyantların kalıtım şekli daha net anlaşılır

Tüp bebek yöntemi ile çocuk sahibi olacak çiftler isterlerse bu testi yaptırabilirler. Böylece taşıyor olabilecekleri muhtemel genetik hastalıkları öğrenmiş olurlar.  Bu test ile herhangi bir hastalık taşıyıcılığı veya mutasyon tespit edilirse, tüp bebek uygulanan hastaya mutlaka PGT (Preimplantasyon Genetik Tanı) önerilir. Bu yöntem ile sağlıklı embriyolar seçilerek transfer edilir ve sağlıklı çocuk sahibi olunabilir.

Akraba Evliliklerinde Görülebilecek Genetik Hastalıklar:

Otozomal resesif hastalıklar: Bu hastalıklar, iki taşıyıcı bireyin çocuklarında hastalık ortaya çıkma riskiyle ilişkilidir. Örneğin:

  • Akdeniz anemisi (talasemi)
  • Kistik fibrozis
  • Spinal müsküler atrofi (SMA)
  • Fenilketonüri
  • Bazı metabolik hastalıklar

Doğumsal anomaliler: Kalp hastalıkları, zihinsel ve fiziksel gelişim geriliği gibi problemler olabilir.

Akraba evliliklerinde görülebilecek riskler arasında ölü doğum, düşük, yeni doğan kaybı da yer almaktadır.

Akraba evliliği yapmış çiftlerin kalıtımsal geçişli hastalıklar açısından sağlıklı çocuk sahibi olabilmesi için alınabilecek önlemler var mıdır?

Unutulmaması gereken en önemli noktalardan birisi de akraba evliliği yapacakların, evlenmeden önce en yakın Tıbbi Genetik bölümlerine başvurarak, yukarıda belirtilen bilgilerin gözden geçirileceği bir genetik danışma hizmetini almalarının uygun olacağıdır. Genetik değerlendirme sonucu ailede kalıtımsal geçişli bir hastalığın tespit edilmesi durumunda genetik açıdan riskli çiftlerin embriyoları henüz gebelik oluşmadan Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) ile incelenerek sağlıklı olan embriyolar seçilebilir. Bu yöntem ile normal olduğu tespit edilen embriyoların anneye transferiyle sağlıklı gebelikler elde edilebilmektedir. Hayati tehdit oluşturabilme potansiyeli bulunan tek gen hastalıkları için, amniosentez veya koryon villus biyopsisi gibi prenatal tanı metodları ile bebeğin hasta olup olmadığı anlaşılabilmektedir.

Daha detaylı bilgi için 0 530 886 52 63 Whatsapp veya 0 224 251 50 00 telefon numaralarımızdan  bize ulaşıp, randevu alabilir ve Genetik Uzmanımız ile detaylı olarak görüşebilirsiniz.

X