x
tüp bebek

Tüp bebek nasıl yapılır?

Tüp bebek tedavisi, yaygın olarak bilinen yardımla üreme tedavilerindendir.

İlk olarak 1971 yılında Robert G. Edwards tarafından uygulanmış ve uygulama sonucunda ilk tüp bebek olan Louise Brown 1978 yılında dünyaya gelmiştir. Sonrasında hızla gelişen tüp bebek tedavisi günümüzde en başarılı infertilite tedavi şekli olmuştur.

Tüp bebek tedavisinde kadın üreme hücresi olan yumurta (oosit) ve erkek üreme hücresi spermin vücut dışında, laboratuvar ortamında döllenmesi ve oluşan embriyonun anne adayının rahmine transfer edilmesi işlemidir.

Tedavi türlerine göre süreler değişebilir. İlk aşama yumurtaların geliştirilmesidir. Amacımız 8-10 arası yumurta toplamaktır. Bir kadının normal şartlarda her ay bir yumurtası gelişir. Fakat bizim daha çok yumurtaya ihtiyacımız vardır. Tedaviye kadın hastamızın adet döneminin 2-4. gününde başlanarak, birden fazla yumurta alabilmek için her gün hormon iğneleri uygulanır. Bu dönem yaklaşık 8-10 gün sürer ve 3-4 günde bir ultrason ile yumurtaların gelişimi ve ilacın etkisi kontrol edilir. Gerekli görüldüğünde kan alınarak hormon seviyeleri kontrol edilebilir. Yumurtalıkların hormon iğnelerine verdiği cevap kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinden yakından takip edilir. Anne adayının dikkat etmesi gereken ilaç kullanımını doğru anlamak; dozları zamanında ve tam olarak yapmaktır. Bu noktada anlaşılmayan ya da yapamadığınız bir şey varsa zamanında iletişime geçmek çok önemlidir. Çünkü tedavi başarısı için ilaç kullanılan bu dönemde yanlış yapılmamalıdır.

Yumurtalar belli bir büyüklük ve olgunluğa ulaşınca, yumurta hücrelerinin follikül içerisine salınması için ‘çatlatma iğnesi’ adı altında farklı bir hormon iğnesi verilir. Çatlatma iğnesinin uygulanmasından 34-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır. Çatlatma iğnesinin uygulanma zamanı çok büyük önem taşımaktadır!

Yumurta toplama işlemi anestezi altında yapıldığı için hastamızın hiç ağrı duymadığı 15-20 dakikalık bir işlemdir. Yumurtalar vajinal yolla, ultrason altında bir iğne yardımıyla toplanır. Yumurta sayısı hastadan hastaya değişkenlik gösterip 1 ila 40 arasında olabilir. Nadiren yumurta elde edilemeyebilir.

Bu işlemden  birkaç saat sonra hastamız, kontrolleri yapıldıktan sonra evine gidebilir.

Aynı gün baba adayı da sperm örneği verir.  Kadın hastadan alınan yumurta hücreleri ve erkeğin verdiği örnekten elde edilen sperm hücreleri laboratuvar ortamında, mikroenjeksiyon işlemi yapılarak döllenir. Döllenme işlemi mikroenjeksiyondan 16-18 saat sonra mikroskop altında tespit edilir. Oluşan embriyoların gelişimleri takip edilir. Embriyo transfer gününe, hastanın embriyo sayısı, embriyoların gelişim seviyeleri, varsa daha önceki denemeleri,  doktor ve embriyolog tarafından değerlendirilerek karar verilir. Gerekli durumlarda embriyo transferi bir sonraki aya bırakılabilir ve oluşan embriyolar vitrifikasyon yöntemi ile dondurularak saklanır.

Embriyo transferi bu sürecin son aşamasıdır. Transfer esnasında anne adayının sakin ve huzurlu olması çok önemlidir. Embriyo transferi öncesinde gebelik oluşturabilecek en iyi embriyo veya embriyolar seçilir. Transfer edilecek embriyo sayısı 2010 yılında yayınlanan yönetmelik gereği; 35 yaşın altındaki hastalarda ilk iki tedavide 1 embriyo, 35 yaşın üzerindeki veya başarısız iki tedavi sonrasındaki hastalarda 2 embriyo olarak belirlenmiştir. Hastalarımıza transfer öncesinde, embriyoloğumuz tarafından embriyoları hakkında bilgi verilir.

Embriyolar ultrason altında, ince plastik bir boru şeklinde olan kateter yardımıyla rahim içerisine yerleştirilir. Bu işlem esnasında hastamızın dolu mesane (idrara sıkışık) olması gerekmektedir. Transfer işlemi ağrısız bir işlem olduğundan anestezi verilmemekte ve hastamız kısa sürede taburcu olabilmektedir. Gebelik testine kadar, gebeliğin desteklenmesi için vajinal veya enjeksiyon olarak uygulanan ‘progesteron’ hormonu hastaya verilir.

Transferden sonra neler yapmak, nelere dikkat etmek gerekir?

Sürekli yatmak mı gerekir?

HAYIR! Transferden sonra anne adayı günlük hayatına devam edebilir. Sürekli yatmasına gerek yoktur. Çalışmalar sürekli yatmanın gebelik elde etmeye ya da embriyonun tutunmasına bir katkısı olmadığını net olarak ortaya koymuştur. Gebelik testi yapılana kadar kullanılması gereken ilaçları eksiksiz ve zamanında almak en önemli konudur. Bu dönemde mümkün olduğunca sağlığa dikkat etmek, özellikle bulaşıcı bir  hastalığa yakalanmamak için gerekli tedbirleri almak, uyku ritminin yakalanması, organik ve sağlıklı beslenmek kendinize yapacağınız en iyi destektir.

  • randevu alın
  • soru sorun

Dr. Hakan Özörnek'in kaleme aldığı "Bebek İstiyorum" kitabını ücretsiz olarak indirmek için kayıt olabilirsiniz.

X